20060412

f

bazen isteklerimizin basit kuklaları haline gelebiliyoruz, genelde trenle geliyoruz ama bakına bakına. on sene sonra ne olmak istersin diye sorulan sorulara çocukken de bir şirketin mülakatındayken de parlak gözlerle cevap veriyoruz; o, şu, bu ; hepsinden bir parça; aşık, zengin, kariyerli ama hayallerimizin peşinde olacağız. mutlu da olacak mısınız?

şimdi bu yazıya yaşlı adamların yaptığı gibi bir rakı bardağı ve buzu erimiş su eşlik ediyor, bu sevgi pıtırcığı halimle ben belle&sebastian'ın hüzünlü mü yosa neşeli mi anlayamadığım bir şarkısını dinliyorum, yarın yeni bir gün olacak, sıfır kilometre arabaların o jelatin kokusu aklıma geliyor, garip bir plastik, garip bir bahar günü mesela, ödevlerimizi yapıp gol atan kaleye oynamışız, çizgifilmlerde yaşıyoruz aslında, pek mi erken büyüdük, kısa pantolunlu yaralı bereli hallerimiz hangi resimde kaldı, tam kafiye ile teşbih-i beliğ'i işlemeseydi keşke hoca, keşke edebiyat yerine türkçe derslerinin parça işlemelerinde takılı kalsaydık; okuduğumuzu anladık mı?

anlamadık, anlamadan da geçecek böyle, beyaz sayfaların siyah düşmanlarıyız, siyah?, çekilişle belirlenen on şanslı talihliden biriyiz, hesabınıza yüklü miktarda sessizlik yattı, susup susup kendinize gidin diye, gidin ki görün, bakın bakalım kaç bucakmış dünya, dönüyor muymuş, kim bulmuş ilk telgrafı, hiç telgraf çektik mi biz, son 5 kelimemiz kalsa ne yazardınız; "seni sevdiğimi bilmeni isterdim, olmadı. " olabilir mi?

"if there's a place i want to go, then i'll be there with you" bir şarkının kalbi kırık sözleri, hani bir yerin acır ama bilemezsin, bilirsin ama elin kolun bağlanır, senin ellerin mesela, küçük, sonra o şarkı, dinlememelisin aslında, daha neşeli şeyler daha iyi duruyor sehpa üstlerinde rakının yanında, şimdi anladın mı ?

değişiyoruz, ne kötü..

1 yorum:

sickprincess dedi ki...

Serbest cagrisimlar cok basarili, helal olsun!