nice etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nice etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20090515

f-1002

çocuk olmak istiyorum, bir sürü şeye umudu olan ufak bir oğlan çocuğu, kavruk, güneşte iyice yanmış, kaybettiği yegane şey misketler, sokak arası, mahalle teyzeleri, amcalar, gece evin önünde çay içmeler, dedikodu, anlamadığım işler, muhabbetler, biraz daha paramız olsa lafları, biraz daha, herşeyin birazından daha, hayat, bak, aslında çocukken bile, hayat, biraz daha, misket, para, mutluluk, aynıymış. 

ve sana, sarılınca, virgüller, noktalar, noktamsılar yalan olur, garip, pazar akşamı, kolların sevgilim, pazar akşamı, hadi alıştık artık, başka akşamları geçelim, ama pazarlar dursun, kolların, imla bozukluğunu düzeltir hayatımın, sokaktan geçen insanlar, kalabalık, büyük şehrin dertleri bitanem, unutalım, kolların, ne kadar çok derdi var o hayatların, unutalım, kolların, yaşayıp öleceğiz, öleceğiz, ne ağır geliyor bana bilsen, unutalım, sana iyi şeyler söylediğim söyleyebildiğim yegane zamanlar, sana sarıldığım vakitler, o pazar akşamları, onbir sonrası saatlerin, kolların, uyku öncesi kolların, iyi güzel de, güzel bitanem, seni sevmek güzel ve kolların. 

oysa bugünlerde, önce cümleler gidiyor aklımdan, malum, meşgulüz, meşguliyet her türlü mazereti geçen hayatımızın, kafa yorgunluğu, neyse, oysa bugünlerde, ne olan o ise yani, yani, biraz boşvermek lazım demek ki, herşeyi, çünkü kıymeti yok, sensiz bu manzaranın, ki sen anladın, bu geçen zamanın, ki bunu daha iyi anlayacaksın. 

bir ara bana da anlat, nasıl oldu da 3-2 öne geçti hayatıma karşı hayatın ve çocukluğum sana versin misketlerini, razıyım. 

20070416

f-num

50 gibi yuvarlak rakamdan ne iş olsa yaparım abi diyen 24 çıkınca 26 kalması garip. 26 dediğin neresinden bakarsan entrasan bir sayı zaten. 13’ü iki ile çarpıyorsun, onüç denilen uğursuz şeyden iki tane alıyorsun yani, bir alana bir bedava gibi birşey ve insanlar Pazar akşamları erkenden uyuyor, word ise Pazar yazınca gayri-ihtiyari bir şekilde büyük harf yapıyor P’yi, p ile başlayan rakam yok, rakam ile sayı arasındaki farkı bilenlere ise büyük ikramiye.

Asal sayıları ilk öğrendiğimizde, ne vakit olur o, ilkokul üç-dört gibi birşey, neyse, pek şaşırmıştım. sonrasında asil sayılar bile dedim içimden, herkesin birşeyle çarpılıp bir sürü şeye bölündüğü bu devirde herkesten uzak bir hayat.

Ve ne zaman birşeyin karesini, kübünü, pılını pırtısını alsam haksızlık edermişim gibi geldi, otuz6 mesela, yazık, marstan yeni bir sayı gelse, ona bile bölünür, bir duruşu yok yani..

Sonradan büyüyünce anladık ki herşey bu asal sayılar üstüne kurulu, matematik dediğimiz deniz derya birşey, sigara sağlığa zararlı, uçaklar nasıl havada kalıyor, bunu anlamamız mümkün değil.

Ve hala düşündüğümde 19 ile 29 arasında sıkışır kalırım. ondokuz dediğin biraz daha yakın gelir, yine de mesafeli, seven ama kızar gibi. 2irmido9uza manalar yüklenebilir alfabeden, sıfıra biraz daha uzak, biraz daha yabancı, korkarak sevmek gibi birşeyi, hiç senin olmayacakmış gibi.

Oysa sıfır, adı üstünde üç oda bir salon daireden ibaret, herşey sıfırdan başlar ve biter, bir şarkının dediği gibi 0’a pek bir uyar: “ i wont be following, you are just borrowing me” . ve biz rakamla da yazsam harfle de: 0 vs O; bir değişiklik farketmeyeceğiz, bu sırada arka sırada oturan teyze söze karışır, işte bu kadar basit.

Üçün 5in hesabını yapmayın da, gerisi teferruat..