20070313
f-f
uzun zamandır yazmadığımı üç beş kişi farketmiştir. Bu üç ya da iki fazlası kişi benim yazdıklarıma deli divane olduklarından değil vakit geçirmek için giriyordur muhtemelen bu adresi. Belki de beni tanıyanlardır, tanıdığın birisinin yazdıklarını okumak keyifli olur çünkü, günlüğünü okumak gibi birşey. Şahsen benim tanıdığım biri yazsa şıkır şıkır okurdum.
Yağmur abi görüşemiyoruz nasılsın abi, hiç sesin çıkmıyor, ne zaman çıktı ki diyorsun, sen de haklısın..
Günlerin su gibi geçtiğini bir sürü beşer farketmiştir. Yapacak birşey olmadığını anlayanlar için carpe diem, sonsuza kadar yaşamak istiyorum diyenlere başarılar, her daim elindekinin bir fazlasını isteyenlere öpücükler, çok mutluyuz daha ne olsun diyenlere benden birer çay.
Hepimiz kredi kartıyız, hepimiz saatiz, hepimiz 1+1’iz, hepimiz televizyon dizisiyiz, hepimiz güzel bir hikayeyiz, hepimiz yalan dolanız, hepimiz çalışan insanlarız..
Farkındaysanız hepimiz benziyoruz birbirimize, kötü birşey bu..
20070219
f
bir tane kadın var, orta yaşlarında, iyi giyimli, çantası belli ki pahalı, zengin belli ki, çok parası var, mutlu mu mutsuz mu bilemiyorum. sonra bu kadın elini kaldırıp nazikçe garson bayanı çağırıyor.
birkaç saniye yan yana geliyorlar, ne istedi zengin bayan bilemiyorum, belki çay, belki şarap, birşeyler söylüyor ama.
o birkaç saniye, hemen hemen aynı yaşlardaki iki kadın, iki ayrı hayat aynı havadan nefes alıyor, aynı dilden konuşuyorlar, ikisinin de gözleri var, ikisinin de duyguları, bu böyle uzar gider.
garson kadın üstündeki üniforma ile zengin kadından siparişi alıyor anladığım. az buçuk maaşıyla geçinmeye çalışıyor diye düşünüyorum, çocuğuna bakıyor, taksitlerini düzenli ödemeye çalışıyor, yılbaşında tavuk yemek güzel birşeydir herhalde onun için sanıyorum. zor ve yorucu, ama kime göre, neye göre?
hem belki o zengin kadına özeniyordur, içinden "pis sürtük" diye geçiriyordur. o da çok para verip bir gece giyeceği kıyafetler almak istiyordur belki. mutlu mu mutsuz mu bilemiyorum.
fakat tüm bu hikayede geçen şey aslında sandığınız gibi para değil, o da birşey tabii ki, hayatlarımızı salak bir şekilde az buçuk belirleyen birşey.
oysa zengin kadın eşinin kendisini sarışın bir bayanla aldattığını öğrenmiş olabilir o gün saat üç sularında ve garson bayan eve gidince kendisine nazik cümlelerle ne kadar çok sevildiği söylenmese bile çok sevdiği bir kocası olabilir.
oysa zengin kadın küçük oğlunun kolej giriş sınavındaki başarısı ile harika bir gün geçirirken garson bayan evdeki televizyonun bozulması ile eve gelecek tamircinin parasını düşünüyor da olabilir.
oysa hiç aklınıza gelmedi ama belki ikisi de çok mutludurlar ya da çok üzgün, siz parada takılı kaldınız çünkü.
oysa hayat garip, adaletsiz ama sonu hakeden kahramana artı bir yazacak kadar merhametli. nerede olduğunuz, ne yaptığınız, ünvanınız şövalye ya da değil, ne kazandığınız, ne harcadığınız önemsiz ayrıntılar. bu yazı da fakir edebiyatı değil, birazcık bunu anlatabilmek için.
mutlu musunuz?
20070129
f
cumartesi akşamı, bizim evin ordaki taksi durağından bir amca, taksicilerin kralı abimiz ama harbi öyle, 45 yaşlarında, sigara içmiyor..
- abi arabanın kadran ışığı gözünü almıyor mu senin, biraz parlak geldi bana..
- şimdi ben yeni aldım bu arabayı, açtım işte, gösterişli oldu, dikkat çekiyor. güzel değil mi?
- güzel tabii.
gösterişli dedi abi, dedim tamam, bingo, inciler geliyor.
gittik bir müddet, elimde bardak var benim, ama cidden bardak çünkü tam çıkarken dedim ki ya birşey içeyim de bari kafam güzel olsun obarey, buz böyle çıngır mıngır falan ediyor, abi merak edip sormadı sen ne içiyorsun diye, takdir ettim. missilence'ı alıcaz, gidiyoruz, aldık, yola devam.
- valla arabaya da verdik elli milyar para, rahat uyuyamıyoruz.
- çok para abi, bizim gibiler için çok. hayatımız böyle be, anasını satayım. ama bak bu kızın ailesinde çok para var, anlamaz bizim gibilerin halinden.
- e sen de doğru birşey yapmışsın.
burda missmile'la gülüyoruz ama abiyi sevdiğimiz için yoksa kimse ile dalga geçmek gibi bir niyetimiz yok, iyi bir insanım ben, yapmam öyle şeyler, cidden yapmam. abinin ölçülü bir insan olduğunu tespit edince konuyu missmile'a da kaydırıyorum.
- doğru yaptık abi ama askere gitcem gelcem, beklemem diyor. hem sarışın bak kıymetli bayan, beklemez, ne diye beklesin ki, hem zengin hem güzel
- kadın parası yenmez ama
- yok abi doğru diyorsun, yenmez valla
- yok hocam, sonra başına kakarlar adamın
- kakarlar ama sen böyle güzel atıp tutuyorsun yenge yok diye yanında
- bekarım ben
- hayırdır?
- şimdi bekarım işte, eve gidince evleniyorum sonra bekarım
hohoho... biz şoka girdik.. abi de gülüyor. konuşuyoruz şeker şeker. ama en bombasını abi bizim için en sona sakladı.
- olsun hocam, hepsi hallolur, sen güle güle kullan arabanı..
- evet..
hhhaha, tek cevap kısacık, evet dedi ya, hayırlı olsun dedim ve evet dedi.
bardağın sonuna gelirken akm'nin de önüne de geldik. abiye çok teşekkür ettik. karanlığın içinde kaybolduk, yok lan ne karanlığı gayet taksim yani, bardağı da bıraktım kenarda bir yere. şahsen bu gece öğrendim ki dans federasyonu seçimi varmış, hakan peker basın açıklaması yapmış, asena falan. babyface hakan seçilmezse çeker giderim bu diyarlardan..
evet dedi ya, hayırlı olsun, evet..