20050517

magika

200174581-001
havada garip bir durum var sevgili basın mensupları, sanki mayısın ortası gelmemiş, yazdan daha yeni çıkmışız da soğumaya başlıyor gibi. sakın bana mayıs biraz da eylüle benziyor, ne bekliyordun ki demeyin, 22+2 sene boyunca öğrendim böyle şeyleri. mayıs eylüle benzeyemez ayrıca mayıs neşeli olmak zorundadır, takvime bunun için koymuşlardır, eylül ise kendisi gelip yerleşmiştir ağustos sonrasına, bir müddet kimse alışamamış, insanlar gülecekler mi yoksa hüzünlü mü olacaklar becerememişlerdir, dünyaya tam kaos hakim olacakken
Su hanım eylülü sarı yapraklardan ötürü hüzne daha yakın buldu, biz de itiraz edemedik.

Bir vakitler merve vardı, orta ikinin en çocuk olduğu yaz. Her gün uzaktaki yoldan gelişini beklerdim, siz aşkı bildiğinizi zannediyorsunuz, yazık. Sonra bir gün derslerim var benim dedi, gitti, çalışkan çocuklar olmalıydık. (ben sonra çok çalışkan oldum, geçtim onu össde o ayrı J ) Nasıl üzülmüştüm, dokunsan ağlayacağım, annemler ne oldu falan diye soruyorlar ama cevap veremiyorum, eve geri döndüm, resmini bulup hemen yırttım, (yaşınız ne olursa olsun nefret en iyi temizlik aracıdır) o gece biraz daha geç uyudum, yolda karşılaşmamaya çalıştım. Sonra eylül geldi, unuttum. Lakin bir gün fikrim değişirse o çocuk olup onu bulacağım, herşey daha güzel olabilirdi merve diyeceğim, kimse böyle olsun istemezdi, sonra kaldığım yerden gideceğim.

Bazen Su konuşurken dinlermiş gibi yapıp yüzüne bakıyorum. Karşımda kocaman kadınlar gibi oturup ağır cümleler kuruyor lakin yüzünün o görmediği kısmı küçücük kız, evcilik oynamış arkadaşlarıyla, birkaç sınavından beş yerine dört almış. O ciddi şeylerin arasında sesi aniden ondört yaşına dönecek sanıyorum. Aklımın başka bir yere gittiğini anlıyor (nereye gittiğini zannediyorsa ?) , Sen beni dinlemiyorsun galiba diye soruyor on dört yaşındaki birisi ne kadar kızabilirse, yastık falan etrafta ne varsa kafama atıyor, acımıyor ama.


”if I could take you away.. “ bir şarkı bundan daha iyi bir sözle başlayamaz.
Be be your love - Rachael Yamataga (capon ismi gibi ama değil, caponlar şarkı söyleyemez)
Bu şarkıyı almanyanın saarbrücken ülkesindeki Mahmut amcama armağan ediyorum, teyzecim sana da çok selamlar..

Çok dağınık yazdım, bir ara toplarım.

4 yorum:

MeRCaN dedi ki...

ya hakkaten dağınık bi yazı olmuş,bittiğinde bahsettiklerin karıştı gitti...
mayıs?ekim?eylül? nerdeydik ya?hım neşeliyiz mayıstayız. ya dışarı çıktım hırkalı adamlar gördüm,bir yanda da kolsuzdu kızlar.. ne yapacağımı şaşırdım... :?

bengi dedi ki...

Ya silenzio bak soyleyeyim seni kaciracagim;Evde bi yerlerde bi kutulara saklayacagim sirf kendi keyfim icin.senin fikrini sormayacagim.belki arada su yu da gosteririm ama o benim keyfime kalmis:))saka maka tebrikler yazdiklarin cok hosuma gidyor.Devamini bekliyoruz.Dorduncu dunya savasi japonlarla italyanlar arasinda patlak verecekmis ne dusunuyorsun?

bitkisel dedi ki...

Boşver dağınık kalsın,böyle iyi...

silenzio dedi ki...

italyanlar savaşı direk alır diye düşünüyorum :-) regards,,