20070207

f

Bir insanın hayatı boyunca kurtulamayacak etiketi olması ne kötü değil mi? Geçenlerde haberde vardı, çocukluğumuzun afacan sezercik’i büyümüş, kirli sakallı bir adam olmuş, üstüne üstelik polisi peşinde sürüklemiş sonrasında da çatışmaya girmişler. Yahu bu mümkün mü, ekrana bakıyorsun abuk yüzlü bir adam ama değil işte, sezercik o, yapsa yapsa top oynarken öğretmenler odasının camını kırmıştır, alla alla ya..

Öğretmenler odası kutsal bir yerdir oysa, önünden geçerken bi çekinirsin, ciddi adımlarla birileri girer çıkar oraya, sonra çaycı girer çıkar, çalışkan öğrenciler birşey istemek için girerler, nöbetçi öğrenciler birşey alıp vermek için çıkarlar, ziyaretçiler girer, bazen veliler, kitap satan amcalar girer de sen öyle elini kolunu sallayıp giremezsin.

Sınıfına doğru gidersin, birilerine sataşırsın, kızların tokalarını çekersin, kalemini yere atarsın, ne salak bir durumdur bazen çocuk olmak, sonram birilerine aşık olsun, aaa bak unuttum, üst sınıftan kızlar gelir severdi beni küçükken, çok şirinmiştim, bi daha da olmadı öyle birşey. Neyse sınıf başkanı olmak da çok karizmatiktir, gürültü yapanları yazarsın, silersin kendi elemanlarını.Bi de onur kurulu vardı, sınıftan inekim diye beni seçmişti örtmen de diğerleri tepki göstermişti, anlamamıştım ben başta, neden deyince onur kurulu ispiyoncudur demişlerdi, bi bok da olmadı tabi, şerefimle görevimi yerine getirdim.

İstiklal marşı ve andımız vardı, onları unutmamak lazım. Pazartesi okunandan nefret eder, cumaları da dağılmak için toplanırdık, hey gidi günler. Kızın biri bayılmıştı güneşte beklerken, ilk defa bayılan birini görünce bi şaşırıyor insan, ayıldı ama sonra. Bayılmak ve ayılmak aynı kökten türemiş, onu da şimdi farkettim.

Siyah önlükten maviye geçildiğinde minnacık birşeydim ben. Sigara da içmezdim o vakit. küfür bile etmezdim, hala da etmem gerçi.

ulan sezercik yapılır mı bu bize be...

6 yorum:

thealph@yahoo.com dedi ki...

siyah önlükten maviye geçilirken ne de olsa iki sene kaldı okulun bitmesine diye geçememiştik biz. güllü şarkı söylüyordu hatta -mavi önlüğe hitaben olsa gerek- "değmezmiş sana" diyerekten. mavili, siyahlı karma bir sınıf oluşmuştu. sigara da içmezdim o vakit. az küfür ederdim. şimdi güne küfürle başlanıyor. ama hayat güzel o ayrı mesele. mesela o zaman hayatın güzel olduğunu bilmiyordum. hatta "işim olmaz" diye not düştüğümü hatırlıyorum. ha bir de lafı toparlamadan önce; daha, 'küçük emrah' yaşına erişmeden, sezercik'ten halliceyken çok araştırmacı bir kişiliğe sahipmiştim, ota boka ansiklopedi açarmıştım. hadi gör de şimdi yapayım bakalım. internet bahsine girmeyelim. hem ayrıca geçen gün bahsettiğiniz gibi kafada ütülü gömlekler geziyor şimdi hepsi birer korkuluk'un sırtında. bugün ayın kaçı zaten? bu sezercik'in yaptığı hakkaten iş değil.

Pnarist dedi ki...

Yürü be silenzio kim tutar seni :))

silenzio dedi ki...

kayıkçı ne süper yazmışsın yahum.

sezercik yaktı bizi..

yürüyorum pinar, yürüyorum :-)

Dilara dedi ki...

andımızı okurken ülküm ü hep unuturdum. 2*3 kere de çıkmışlığım var meydaaana, hep unuttum.

neval dedi ki...

aaaa ben de çok şirinmiştim!

Adsız dedi ki...

Bir de Hamza adi cok garibime gider benim. Hamza deyince hep bol biyikli kilolu yagli bir herif gelir gozumun onune... Hic daha Hamza adinda bir bebek gormedim, sanirim belli bir yastan sonra Hamza ismini aliyorlar...