20091217

f

rakıyı çay bardağına koyduğunda dibinde biraz tortu kalıyormuş, sanırım rakısını fazlaca koymaktan, sanırım suyunu az, sanırım kimyasını bozmaktan, coğrafyasından sınıfta kalmaktan rakının, bazen hep aynı şarkının aynı melodisine takılı kaldığımdan, tüm bu olanlar aynı şarkıyı aynı kaçıncı kez dinlemekten, şarkıyı sıfırla çarpmaktan, sana izini kaybettirmekten kelimelerin, beni takip et diye hansel'in yaptığı gibi kafiyeler koyup gelebileceğin yollara, sonra yolun kenarında durup senin çok önemli birşeyin peşinden gidiyormuş bir ifadeyle yürüyüşünü izlediğimden, şimdi bu cümlenin sonunda bir parantezi kapatıp paragrafı başlatmıyorsam, aklının kaybolmuş halini sevdiğimden, rakı diyorduk sevgilim, Sait Faik diyorduk, hansel yazarken H'yi küçük yapmam Sait Faik yüzünden, tiyatronun gişesinde oturan yaşlı adamın gözlüğünün altından bize bakması gibi, tüm bu olanların sebebi belki evimize geri dönerken ara sokaklarda rastladığımız gençlerin koyu renkli deri ceketleri, oysa iyi çocuklardır onlar muhtemelen, senin annen nasıl seviyorsa seni, onlarınki de öyle bakıyordur yüzlerine onlar uyurken, lakin bu kadar virgül hep senin kaybolman için, saklambaç oynasak denizin dibine saklanırım ben, o kadar virgülü koyacak yer bulamam da çanak çömlek patlar sana olan aşkımın şiddetinden, beni o çocuklara sorsan bulursun halbuki, ki ile biten tamlamalara sorsan şıpdadanak gösterirler yerimi, rakı diyorduk sevgilim, rakı tüm soruların en şıkkı, bir kafiye beklentisi oluştu sende sözlerimden, devrik imparatorlukların sıradan sakinleriyiz mademki, 1433'te viyana'nın bir köyünde de olabilirdik şimdi, rakılı bir kafiyeden söz ediyorduk, sakın kaybolma sevgilim, unut Viyana'nın v'si neden büyüyüverdi aniden, zengini fakiri tüm kafiyeleri unut, bildiğin herşeyi teker teker unut, en başa dönelim, en başa dönmüşken bir paragraf açmamam söylesene neden, soracağım demiştim sana, oysa basit, herkes dağılınca bu yazıyı birkez daha okuyacaksın sen, yanında olurum olmam onu bilemem, yüzün bir ifade alacak en suçlu masumlardan, yüzün kafiyelerin en gözlük altından bakanı, aklının kaybolmuş hali, aklın nokta virgül koyu deri ceketli, aklın rakı balık rakı buz, aklın aklımda lades sevgilim, tüm bu olanlar aklını benimkinin yanına koyunca o karışık halini sevdiğimden, daha iyi bir sebebi olması da gerekmiyordu zaten.

3 yorum:

T dedi ki...

Aklın aklımda lades sevgilim...Vayyy,nerden buluyorsun ya,3 5 kere daha okuyup sindirmem lazım,çok güzel benzetmeler var.Çok güzel bu yazılar,çok

Yolda Beraber dedi ki...

uzun zamandir en siki bu olmus !ozlemisiz...geri dondun diye umuyorum, herseye geri dondugunu umuyorum... :)5 dakika sigara molasi zamanlari eski binadaki sohbetler tadinda yani...

lulu

Adsız dedi ki...

vayyy diyorum.. obarey diorum.. sen anladın kim oldugumu..LV :)